- Bazen işte ihtiyacım varmış gibi hayatımdan çıkarmam onu diye düşünüyor, bazen de ''hayatımdan çıksın! Aramam onu ihtiyacım yok.'' havasındayım. Bakma sen bana Vildancım. Bana aşık olan çok. Ama böyle nereye kadar gidecek? Bu şekilde nereye kadar gidecek? Bak mesela ondan öncesi ve ondan sonrası diye ayırıyorum hayatı. Üstelik sarhoşken, onun elini tutarken eli birden keskin bıçak oluyor. Hayatımı masaya yatırıyor. Sonra sen! Sen birden beynime saplanan bir mermi oluyorsun Vildan. Çıkarmam diyorum. Çıkarmazsam öleceğim.
Sonra dönüyorum ona aramam seni diyorum o an. Acil olsanda, ihtiyacım olsanda aramam...
Ondan sonra sevgili diye gelen kim varsa seninle tanıştırıyorum, oturup seninle tartışıyorum. İnsanlarda oturup mal gibi okuyor bunu.
Böyle nereye kadar devam edecek bilmiyorum, bundan sonrası ne olur, ne biter ama anladığım kadarıyla da benim dediğim olur.
İşte böyle, girip çıkanlar var hayatıma.
Kendimden bir parça saymışken, girip çıkanlar böyle, sik gibi.
Yani, öyle bir acı veriyorlar ki siki çıkmış bir insanın, sik gibi girdiğini, sik gibi çıktığında anlıyorum.
Sonra hayatıma tekrar girmelerini bekliyorum, acım geçecek zannederek, yani çıkan sik yerine geri girdiği zaman geçiyor diye acı,
bekliyorum,
sik gibi girsin diye yine...
Buna göre, hayatıma belki tekrar değil ama,
İlk çıktığın yere,
geri girmen dileklerimle...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder